Bu adam sizi kitaba mıh gibi çakmayı çok iyi biliyor. Kitap ince, güzel, aşk hikayesi misler gibi, hemde tee yıllar öncesinden ama o da ne kalakalıyorsunuz sonlara doğru. Trevanian yine ters köşe yapıyor size.
Basklar tabiki başrolde. Fransadaki Bask bölgesinde geçen bir aşk hikayesi. Lakin aşk hikayesi deyip geçmemek gerekiyor çünkü kalemin ucunda söz konusu kişi Trevanian var. O yazmışsa öyle basit bir aşk hikayesi beklemeyin. Trevanian sizi alıyor Bask diyarlarında bir doktorun ilk aşkına götürüyor. Orada farklı bir aile ile karşılaşıyorsunuz. Genç ve yakışıklı bir Bask delikanlısı doktor, dönemine göre farklı bir genç kız. Katya ile tanışması ardından kendisine aşırı benzeyen ikiz kardeşi Paul ile de tanışması ile başlıyor olaylar. Erkek kardeşi onların sevgili olmasını istemiyor ama onların birlikte takılmalarına kızmıyor. Hatta her gün ziyarete gelmesini istiyor doktorun. Babası ile tanışıyor doktor fakat kız kardeşine olan duygularını babasına belli etmemesini istiyor. Çünkü geçmişte bir cinayet var. Ama ne cinayet, son anlara kadar çokta emin olamıyorsunuz cinayeti gerçekte kimin işlediğine.
İşlerin daha sonra aşk hikayesi değilde bir aşkın gölgesinde kalmış cinayetin aydınlatılma hikayesi olduğunu anlıyorsunuz. Tabi usta yazarın bunda payı büyük. Her zaman yaptığı gibi karakterlerinin ruh hallerini inanılmaz iyi yansıtıyor. Gözünüzde canlandırabiliyorsunuz o anki ifadelerini. Tabi ki esas olan kurgu, bu adam gerçekten kurgu işini çok iyi biliyor. Olaylar birbirinden kopuk kalmıyor. Ama sizi sıkacak bir bağları da yok. Bir geçmiştesiniz, bir o günde.
Basklar tabiki başrolde. Fransadaki Bask bölgesinde geçen bir aşk hikayesi. Lakin aşk hikayesi deyip geçmemek gerekiyor çünkü kalemin ucunda söz konusu kişi Trevanian var. O yazmışsa öyle basit bir aşk hikayesi beklemeyin. Trevanian sizi alıyor Bask diyarlarında bir doktorun ilk aşkına götürüyor. Orada farklı bir aile ile karşılaşıyorsunuz. Genç ve yakışıklı bir Bask delikanlısı doktor, dönemine göre farklı bir genç kız. Katya ile tanışması ardından kendisine aşırı benzeyen ikiz kardeşi Paul ile de tanışması ile başlıyor olaylar. Erkek kardeşi onların sevgili olmasını istemiyor ama onların birlikte takılmalarına kızmıyor. Hatta her gün ziyarete gelmesini istiyor doktorun. Babası ile tanışıyor doktor fakat kız kardeşine olan duygularını babasına belli etmemesini istiyor. Çünkü geçmişte bir cinayet var. Ama ne cinayet, son anlara kadar çokta emin olamıyorsunuz cinayeti gerçekte kimin işlediğine.
İşlerin daha sonra aşk hikayesi değilde bir aşkın gölgesinde kalmış cinayetin aydınlatılma hikayesi olduğunu anlıyorsunuz. Tabi usta yazarın bunda payı büyük. Her zaman yaptığı gibi karakterlerinin ruh hallerini inanılmaz iyi yansıtıyor. Gözünüzde canlandırabiliyorsunuz o anki ifadelerini. Tabi ki esas olan kurgu, bu adam gerçekten kurgu işini çok iyi biliyor. Olaylar birbirinden kopuk kalmıyor. Ama sizi sıkacak bir bağları da yok. Bir geçmiştesiniz, bir o günde.
Trevanian (Rodney William Whitaker) yazdığı her kitaba esrarengizlik katmayı sevmiş. Okuyan herkesi kendine hayran bırakmayı becerebilmiş. Kitaplarının esrarengizliği kendinden mi gelir bilinmez. Zira yazar sürekli takma isimlerle yazmış kitaplarını. Hatta öldükten sonra mezarını kimsenin bilmesini istememiş ki neden öldüğü de tam olarak bilinmemekte. Biraz araştırma yapmaya kalkışsanız hakkında çok az şey bulabileceğiniz ender yazarlardan.
![]() |
| İnternette bulunan tek fotoğrafı bu yazarın .. Dedim ya adam gizemli :) |
Kitap daha uzun olsaydı diye çok içerliyorsunuz bittiğinde. Kısa ama sizi koltuğa bağlayan bir kitap. Trevanian'ın ülkemizde en fazla bilinen kitabı ise Şibumi ki benim hayranı olmamı sağlayan kitaptır. Trevanian hayranı biri olarak ölmeden bir kitabını mutlaka okuyun derim.
Eee ne de olsa ya çok okuyan ya çok dolanan :)

Yorumlar
Yorum Gönder